EĞİTİM ŞART

10:19:00 Fatma Dilek Kitap 0 Comments

Eğitim anne karnında başlayan ve son nefese kadar devam eden bir süreçtir. Bireyin aile içinde geliştirdiği değer ve kimliği toplum içinde ortaya koymasında okul ve aile bir bütündür.  Ailede atılan temellerin üzerine eğitimi inşa eden okuldur. Anne-baba evdeki öğretmen olarak kabul edildiği gibi öğretmen de okuldaki anne-baba olabilmelidir.

Eğitim; politik, sosyal, kültürel vb pek çok boyutu kapsar ve bireyin toplum içinde yaşayabilmesini, kendini tanımasını ve dünya görüşü oluşturmasını sağlar.

Bebek dünyaya geldiğinde verilecek her şekle girebilen bir hamur kadar olmasa da eğitim almaya en uygun haldedir. “ Ağaç yaşken eğilir.” sözü doğrultusunda en etkili ve kalıcı öğrenme süreci insanın ön yargılardan, gereksiz bilgilerden uzak olduğu bu dönemdir. Doğuştan gelen bir mizaç, yaratılıştan gelen bir karakter ve kendine özgü yeteneklerle donatılmış olarak dünyaya gözlerini açar. Olması gereken, her insanın yapısına göre ve kabiliyetlerini keşfederek kişiye özel bir yöntemle içindeki cevheri en güzel şekilde dışarı çıkarabilme becerisi kazandırmaktır.

Farkında olalım olmayalım sürekli dış dünyadan bir bilgi bombardımanına maruz kalıyoruz. Bize ne yapmamız gerektiğini söyleyen, çoğu zaman birbirine zıt dayatmalarla karşı karşıyayız. Kendimize en uygun bulduğumuz sese kulak verip bazı süzgeçlerden geçirdikten sonra benimsediklerimiz bir yerde eğitim dediğimiz şeyi oluşturuyor aslında.

Her aile evladının iyiliğini ister şüphesiz ve çocuklarını kendilerince en iyi şekilde eğitmeye çalışır.  Çoğu anne-baba bu süreçte bocalamalar, korkular yaşayabilir. Nasıl bir yöntem izlemesi gerektiğini bilemeyebilir.  Bence farkında olunması gereken en önemli konu çocuğun kendisine söyleneni değil, rol model aldığı kişilerde gözlemlediği davranışları önce taklit yoluyla sonra gerçekten yapacak olmasıdır. O yüzden çocuğunun yalancı olmasını istemeyenler durumu kurtarmak adına pembe- beyaz yalanlara dahi bulaşmasınlar, bir zalimin ailesi olmak istemeyenler kimseye zulüm etmesinler, tembel bir çocuktan utanacaklarsa bugünün işini yarına bırakmasınlar. Kendi yapmadığını karşındakine en süslü laflarla bile telkin etsen nafile.

Evde veya okulda verilen bilgiler teorik düzeyde kaldığı sürece bu teorik bilgilerle donatılmış bireyin eğitim süreci tamamlanıp gerçek dünyayla yüzyüze geldiğinde tabiri caizse eşekten düşmüş karpuza dönmesi kaçınılmazdır. Albert EINSTHEIN’ın dediği gibi “ Eğitim, bilgi öğrenmek değil, zihne düşünmeyi öğretmektir.” Teorik bilgilerin nasıl pratiğe dökülebileceğinin, bu bilgilerin nasıl yeni bilgiler için yem olarak kullanılabileceğinin yöntemidir.

Aileden sonra hayatına okul da giren çocuk için ailede aldığı eğitimle okulda aldığı eğitimin birbirini tamamlaması, birbirine ters düşmemesi verilen emeklerin heba olmaması açısından önemlidir. Okul, aile eğitiminin üstüne takım halinde öğrenmek, işbirliği yapmak, görevini yerine getirmek, yetki almayı öğrenmek gibi yeni kavramlar ekler. Okuma, yazma, matematik çocukların insani yönlerinin gelişmesine katkı sağladığı sürece önem taşır.
Yanlışı değil doğruyu, zararlıyı değil faydalıyı, zulmü değil adaleti, kötüyü değil iyiyi seçme kabiliyeti kazandırmak içindir eğitim.


Düşünmeyi, sorgulamayı, düşünceyi serbest bırakmayı, yetenekleri geliştirmeyi, öğrenmeyi, öğreteni, öğretileni yeniden sorgulamaya işaret eden parçalı bir bütündür.

Eğitim anne karnında başlayan ve son nefese kadar devam eden bir süreçtir. Bireyin aile içinde geliştirdiği değer ve kimliği toplum içinde ...

0 yorum: