Maksadım Sensin

17:04:00 Fatma Dilek Kitap 0 Comments

“İlahi ente maksudi ve rızake matlubi”

“Ey Allah’ım (c.c.) yegane maksat ve gayem Sen’sin, Sen’den tek istediğim, Sen’in rızandır. Benden razı ve memnun olmandır.”

“Niyet ettim, Allah rızası için namaz kılmaya”, “Niyet ettim, Allah rızası için oruç tutmaya” bunlar ibadetlere başlarken yaptığımız bazı niyetler. Hiçbirimiz şimdiye kadar “Niyet ettim, cennete girmek için namaz kılmaya” diye bir cümle duymuş olamayız, ya da “Niyet ettim, aç insanların halini daha iyi anlayabilmek için oruç tutmaya”. Dünyaya geliş amacımız belli, ibadetleri yapma sebebimiz belli. Amaçla sonucu birbirine karıştırmak ne kadar kolay değil mi?

Akılla yaklaşmaya alışmışız herşeye ama akıl karışır, kalp karışmaz. Aklımız ibadetlerin hikmetlerini merak eder ve şöyle diyebilir “Namaz kılmak eklemler için çok faydalı veya Kuran okumak hafızayı güçlendiriyormuş.” Kalp der ki “Rabbin “Yap!” dediyse yapacaksın, O’nun hoşuna gidecek bu yaptıkların, daha ne ararsın.” Akıl der “ Fakirlere yardım et, onlar da sayende rahat etsin.” Kalp der “Sen, Allah’ın emanetini O’nun uygun gördüğü birisine emanet et, Rabbinin hoşnutluğunu iste, senin Sahibin onların da Sahibi, sen olsan da olmasan da o insanlar nasipleri olan rızkı zaten alacaklar.”

Şeytan boş durmaz, bir taraftan yaklaşamadı mı diğer taraftan yaklaşmaya gayret eder. Sen ibadetini yapmayı başardın mı ihlasını bozmaya çalışır. Onun hileleri yüzyıllardır kimleri kimleri yoldan çıkarmayı başarmış, Şu üç beş yıllık ömrümüzle onun yüzlerce yıllık tecrübeleriyle nasıl baş ederiz? Eğer Allah bizi başıboş bıraksa tabi ki yoldan çıkarız zaten çıkmaktayız ama O bizi şeytanın ve nefsin eline teslim edip kenara çekilmiş değil. Bizimle konuşan sadece şeytan değil, Rabbimiz bize, bırakın fısıldamayı tabiri caizse her yönden (Kitaplar, peygamberler ve kainatın ta kendisi vasıtasıyla) en güçlü kelam ile sesleniyor: “Uymayın şeytana, nefs-i emareye” diyor ama an geliyor Rabb’imizi duymazdan geliyoruz. Şeytanın o lanet olası fısıltılarına kapılıp gidiyoruz.

İbadetlerin hikmeti nedir? Allah’ın (c.c.) bizden yapmamızı istediklerini yerine getirmenin sevinci ve sonucunda O’nun hoşnutluğunu kazanmayı ummak yeterli bir hikmet değil mi? Şüphesiz, Adil isminin gereği neye layıksak bize onu verecektir.

Bu aleme bir Sevgili için ah edip inlemeye geldiysek, bu durumda, mevzu bahis o hiçbir sevgiliye benzemeyen Sevgili olduğunda gerisi teferruattır.

“İlahi ente maksudi ve rızake matlubi” “Ey Allah’ım (c.c.) yegane maksat ve gayem Sen’sin, Sen’den tek istediğim, Sen’in rızandır. Bend...

0 yorum: