MUTLULUK

11:15:00 Fatma Dilek Kitap 0 Comments

Kimileri için mutluluk kendiliğindendir, mutsuzluk için sebep gerekir, kimileri içinse tam tersi.
Peşinden koştuğumuz yegane hedefimiz, yakalamaya çalışırken farkında olmadan kaçtığımız, bazen hiç bir şey yapmadan gelmesini beklediğimiz, çoğunlukla kaybettikten sonra değerini anladığımız mutluluk, bir seçim mi? Şartlar ne olursa olsun “Mutlu olmayı tercih ediyorum.” deme şansımız var mı?
Televizyonda denk geldiğim, beni etkileyen bir sahneyi anlatmak istiyorum. İhtiyaç sahiplerine yardım etme konseptli bir programda viraneler içinde yaşayan üstü başı perişan bir adamcağızla röportaj yapılıyordu. Sunucu, adama mikrofonu uzatıp “Üzülüyor musun?” diye sordu. Adamın verdiği cevap “Yoo, üzülmüyorum.” oldu. Cevabında samimi olduğu halinden ve cevabı verirken gülümsemesinden belliydi. “Hazineler viranelerde saklıdır.” dedikleri bu olsa gerek. Belli ki viraneler içinde hazinesini bulmuş.
Mutluluğa talip olan da mutsuzluğu talep eden de amacına ulaşmak için bir yol bulmayı başarır.
Hepimiz mutlu olmak istediğimizi iddia ederiz ama içten içe mutsuz olmak için bahaneler bulmaktan geri kalmayız. Geçmişteki acılar, gelecek için kaygılar en huzurlu anları bile bir buruklukla gölgelemeye yeter.
Eski Türk filmlerinde “O kadar mesudum ki bu saadeti kaybetmekten korkuyorum.” türü repliklere sık sık rastlanması belki mutluluğa toplumsal bakış açımızın bir yansımasıdır. Mutluluk şartlara bağlıysa bu şartlar değiştiğinde, oluşturduğu duygunun da değişmesi kaçınılmazdır. Bundan korkmak bizim sevdiğimiz şeylere ölümsüzlük atfetme huyumuzun bir sonucudur.
Faniyiz, fani olanı istiyoruz, sonra onun yok olmasından korkup hüzünleniyoruz. Ruh, baki olanı istemekte haksız sayılmaz çünkü yaratılış amacı onu istemek, ona hayran olmak. Ruh, cennet için yaratıldığından, elest yurdundaki “merhaba” nın hasretini çektiğinden dünya nimetleri sel olup aksa onun derdine derman olamaz.
Mutluluğun formülü şarkılardakinden farklı da olsa gerçekten çok açık “Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad-28)

Kimileri için mutluluk kendiliğindendir, mutsuzluk için sebep gerekir, kimileri içinse tam tersi. Peşinden koştuğumuz yegane hedefimiz,...

0 yorum: