NOEL YILBAŞI

10:50:00 Fatma Dilek Kitap 0 Comments

Kapitalizmin allayıp pullayıp dayattığı oyuncaklardan sadece biri noele karışmış yılbaşı. Ülkemizde, yeni bir yıla girmenin kültürümüze daha kolay yerleşebilecek bir kavram olduğu düşünülerek noele yamanmış yılbaşı, yılbaşının kenarına iliştirilmiş noel kutlamaları dört bir yandan empoze edilmekte. Bize neyi kutlattıklarına sistem bile daha tam karar verebilmiş değil. Kapitalizme hizmet etsin de gerisi teferruat zaten.

Hristiyan kiliselerine göre 25 Aralık Hz İsa (AS) nın doğum günü ve bayram olarak kutlanmakta. Tamam kutlansın lafımız yok da bir peygamberin anılma şekli bu mudur? Hristiyanları geçtim Müslüman bir ülkede noel diye barlarda dans etmenin ne alemi var. Noel, kapitalizmin en kutsal sayılan değerleri bile yozlaştırmaktan, kirli amaçlarına alet etmekten çekinmeyen vahşiliğini gözler önüne seren en büyük kanıttır. İnsanların anne sevgisini, sevgiliye aşkını, evlilik yıldönümünü vs tüketim çılgınlığı pompalamak için kullandınız sıra dini inançlara geldi. Kişiyi en savunmasız, en istismara açık yerinden yakalamayı çok iyi bilen sistemin utanç verici  başarısı.

Toplum olarak miladi takvime geçeli kaç yıl oldu da biz yılbaşına bu kadar aşina olduk. Yılbaşını kutlamaya bu kadar meraklı, bu kadar mecbur hisseder olduk. Türk milleti alışkın zaten böyle aniden gelen geleneklere. Gökten hop diye inen dayatmalara hemen adapte olmakta üstümüze yok. Eskiyle yeni arasında sıkışıp kalmış, ne yapacağını şaşırmış bir millet olmamız birilerinin çok işine yarıyor.
Yılbaşı noelinin  kışın ortasına gelmesi de manidar. Daha az harcamanın yapıldığı, insanların daha çok kabuğuna çekildiği zamanlarda böyle bir etkinlik, yurt dışında 15 gün, biz de 1 gün olan tatil. Durgunlaşan ekonomiye can veren bir noel mucizesi.

Kendi kültürümüzü anlatan çizgi filmlerle, masallarla büyümeyen yeni nesil, gördüğüyle yaşadığı dünya arasında kalıyor.  Günümüzde Noel babanın temsili figürünü görmemiş bir çocuk kaldığını sanmıyorum. Benim küçük kuzenim izlediği çizgi filmlerden ötürü çiftliklerde domuz beslediğimizi, domuz yediğimizi sanıyor. Büyüyüp veteriner olduğunda ineklerle domuzları tedavi edeceğini düşünüyor. Bu durumda yılbaşı gecesi bacadan Noel baba gelmediğinde hayal kırıklığına uğraması çok normal.

Bilinçsizlik, sürü psikolojisi, kabul görme arzusu yumuşak karnımız. Nasıl görünmemiz gerektiği, ne yapmamız gerektiği, nerelere gitmemiz gerektiği bize sorulmadan belirlenmiş. Düzene uymazsak oyundan kovuluruz. Görevimizi yapıp sıramızı savmamız bekleniyor. Bencil, lüks düşkünü, aç gözlü ve çevresine duyarsız bireyler haline geliyoruz.


İsrafı, faizi yasaklayan, ihtiyaç sahiplerini koruyan, emeğe değer veren dinimiz bırakın Marx ın dediği gibi toplumun afyonu olmayı kapitalizmin başını ezebilecek yegane baltadır.  Kuranı kerimi sadece okumakla kalmayıp hayatımızı ona göre yaşamadıkça sistemin çarkları arasında kaybolup gitmekten kurtulamayız.

Kapitalizmin allayıp pullayıp dayattığı oyuncaklardan sadece biri noele karışmış yılbaşı. Ülkemizde, yeni bir yıla girmenin kültürümüze dah...

0 yorum: