Rukiyenin Tesettür hikayesi

10:59:00 Fatma Dilek Kitap 0 Comments

Nasıl kapandığımdan ziyade kapanmaya nasıl devam ettiğimi anlatsam daha güzel olur. Anadolu İmam Hatip okulunu kazandığımda babam müftü olduğu için hiç yabancılık çekmedim.
Okulda herkes kapalı değildi ama çoğunluk başörtülüydü. 10- 11 yaşlarındayken okuldan çıkınca saçımı açıyordum önceleri daha sonra alıştım sanırım.
Örtüyü dinimin gereği olarak görüyorum. Çok derin felsefi bir konusu olduğunu düşünmüyorum. Örtündüğümde huzurluyum. Peygamber Efendimizin ilk vahiyi aldığında örtünmek istemesine, o şekilde rahatlamak istemesine yakın bir his uyandırıyor örtü bende. Yoksa başörtüsü ne bir güzelliği saklayabiliyor benim fikrimce ne de daha ön plana çıkarıyor. Kesinlikle bir simge olmadığını düşünüyorum ama dışarıdan bakanlar için sadece bir sembol.
Örtüyle ilgili kararsızlıkları olan birisine sadece Nur Suresindeki örneği verirdim. Örtünüp örtünmemek herkesin kendi kararı, bu dönemde hiçbir sorun yok, çok da zor olmasa gerek. Önce güzel ahlakı tavsiye ederdim. Kaç yıl oldu ben bile sıcakta bunalıyorum. Zorluğu var ama alışıyor insan ama söyleniyor da. Hayat gibi iste her şey dümdüz değil. Karar verirsen arkasında durmalısın ne olursa olsun.
Eğer bir kızın olsaydı bana yapıldığı gibi İmam Hatibe gidiyorsun diye başını örtmelisin demezdim o kesin. Hikayelerle özendirirdim belki, yavaş yavaş alıştırırdım.  Benim bu noktada pedagoji  bitiyor. Yurtdışında  genelde 10-14 yaşları arasında umreye götürüyorlar çocuklarını. Olumlu etkisi olduğunu gördüm

Nasıl kapandığımdan ziyade kapanmaya nasıl devam ettiğimi anlatsam daha güzel olur. Anadolu İmam Hatip okulunu kazandığımda babam müftü old...

0 yorum: